A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup’taki ilk dört maçının dördünü de kaybetti. Teknik direktör Vincenzo Montella yönetimindeki ekip, 2 Ekim’de Belçika deplasmanında 3-0, 5 Ekim’de İtalya’da 3-1 yenilince eylül sonunda başlayan milli ara bir puan alınamadan kapandı. Türkiye grupta 0 puanla son sırada yer alıyor.
Dört maçın dökümü
Milli takımın grup serüveni 25 Eylül’de Kocaeli’de Fransa’ya 1-0 yenilmesiyle başlamıştı; golü 54. dakikada Kylian Mbappé attı ve Uğurcan Çakır maçın sonlarında kırmızı kart gördü. Üç gün sonra Bursa’da oynanan İtalya karşılaşması 4-1 sonuçlandı; İtalya’nın gollerini Alessandro Bastoni, Davide Frattesi, Michael Kayode ve Francesco Pio Esposito atarken Türkiye’nin tek golü ikinci yarının başında Barış Alper Yılmaz’dan geldi. Bu maçta tribünlerden teknik direktör Montella ve federasyon yönetimine yönelik “istifa” tezahüratları yükseldi.
2 Ekim’de Liège’deki Belçika maçında ise Kevin De Bruyne iki, Romelu Lukaku bir gol atarak 3-0’lık galibiyeti getirdi. Montella bu karşılaşmada ilk 11’de altı değişikliğe gitmişti; Can Uzun sakatlığı nedeniyle kadroda yer almadı, İlhan Fakılı ise A Milli Takım formasını ilk kez giydi. Arda Güler ile Barış Alper Yılmaz bu maçta gördükleri sarı kartlar nedeniyle 5 Ekim’deki İtalya maçında forma giyemedi. İtalya’daki rövanşta Gianluca Scamacca, Riccardo Calafiori ve Francesco Pio Esposito’nun golleri 3-1’lik sonucu getirdi; Türkiye’nin tek golü 61. dakikada Aral Şimşir’den geldi.
Rakamlar ne söylüyor?
Dört maçın sonunda milli takımın averajı -9. Atılan toplam gol sayısı 2, yenilen gol sayısı ise 11. Aynı gruptaki Fransa 10 puanla lider, İtalya 7 puanla ikinci, Belçika ise 6 puanla üçüncü sırada yer alıyor.
Dört takımlı gruplarda her ekip altı maç oynuyor. Türkiye’nin elinde iki maç kalıyor: 12 Kasım Perşembe günü Belçika ile (Türkiye saatiyle 20.00) ve 15 Kasım Pazar günü Fransa deplasmanında (22.45). İki maçı da kazansa en fazla 6 puana ulaşabilecek bir tabloda, hedef olarak grubun alt sırasından kurtulmak öne çıkıyor. UEFA formatında A Ligi’nde ilk iki sırayı alan takımlar çeyrek finale yükseliyor; üçüncü sıradaki takım kümede kalmak için B Ligi ikincilerinden biriyle play-off oynuyor, dördüncü sıradaki takım ise doğrudan B Ligi’ne düşüyor.
Gollerin dağılımı ne anlatıyor?
Yenilen 11 golün dağılımı, sorunun yalnızca bir maça özgü olmadığını gösteriyor: Fransa maçında bir, Belçika deplasmanında üç, İtalya ile oynanan iki maçta ise toplam yedi gol yendi. Bursa’daki karşılaşmada İtalya’nın ilk üç golü daha ilk 27 dakikada gelmişti; Belçika karşısında da skor 10. dakikada açılmıştı. Bu tablo, rakiplerin maçın erken bölümünde kurduğu üstünlüğün geri dönüşü zorlaştırdığına işaret ediyor. Türkiye’nin iki golü ise Bursa’da 47. dakikada Barış Alper Yılmaz’dan ve Bologna’da 61. dakikada Aral Şimşir’den geldi.
Gözler Kasım’daki maçlarda
Teknik heyet açısından bu dönemin en önemli bulgusu, savunmadaki istikrarsızlık ve hücumdaki skor üretimi sorunu oldu. Dört maçta sadece iki golün atılması, genç oyuncuların deneyim kazanması bakımından fırsat sağlasa da sonuçlar üzerindeki baskıyı artırıyor. İlhan Fakılı’nın ilk kez forma giymesi gibi gelişmeler, kadro geçişinin sürdüğünü gösteriyor.
Montella’nın önümüzdeki haftalarda yapacağı değerlendirmeler ve federasyonun tutumu, Kasım ayındaki iki maçın atmosferini belirleyecek. Taraftarın tepkisinin ve sonuçların, milli takımdaki sürecin yönünü nasıl etkileyeceği ise önümüzdeki haftalarda netleşecek.
Kapak fotoğrafı: Sakhalinio / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)












