Katar: ABD-İran görüşmeleri sürüyor, Tahran ise müzakereye mesafeli

Katar, ABD ile İran arasındaki mesaj alışverişinin Doha üzerinden sürdüğünü açıkladı. Tahran ise müzakerelerin sonuç vermediğini savunuyor; Hürmüz meselesi çözülmedi.

Katar Dışişleri Bakanlığı yetkilisi İbrahim el-Haşimi, 6 Ekim’de yaptığı açıklamada ABD ile İran arasındaki görüşmelerin sürdüğünü doğruladı. Haşimi, mesajların Doha ve bölgesel ortaklar aracılığıyla iletildiğini belirtti. Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani’nin aynı gün İran İçişleri Bakanı İskender Momeni’yi Doha’da kabul ettiği de bildirildi. Haşimi, ABD ile İran’ın Hürmüz Boğazı konusunda hâlâ anlaşamadığını da kaydetti.

Ateşkesten çöküşe

Savaş, Şubat ayının sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başladı. Nisan’da iki haftalık bir ateşkes ilan edildi; Haziran’da ise Hürmüz’de trafiğin yeniden başlamasını ve kalıcı bir barış anlaşması için 60 gün müzakere yapılmasını öngören bir mutabakat zaptı kabul edildi. Sürecin Temmuz’da çöktüğü aktarılıyor: İran’ın Hürmüz’den geçen en az üç ticari gemiye saldırması üzerine ABD, İran’daki 80’den fazla hedefi vurdu ve Başkan Donald Trump 8 Temmuz’da Ankara’daki NATO zirvesinde ateşkesin sona erdiğini söyledi; ancak görüşmelere kapıyı da açık bıraktı.

Bu gelişmelerin ardından Katar ve Pakistan’ın arabuluculuk çabaları gündemde kaldı.

Tarafların tutumu

5 Ekim’de İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile görüşmelerin anlamsız olduğunu ve yalnızca yeni saldırılarla sonuçlandığını söyledi. Bu nedenle diplomasinin mevcut durumu, kanalların açık olduğu ancak taraflar arasında güvenin zayıf kaldığı bir tablo çiziyor.

Küresel ekonomiye etkisi

Hürmüz Boğazı’ndan geçen ham petrol ve petrol sıvıları miktarı, çatışma öncesindeki 2025’in son çeyreğinde günlük ortalama 21,6 milyon varilken, bu yılın ikinci çeyreğinde 4,9 milyon varile geriledi. ABD Enerji Enformasyon İdaresi ağustosta kısıtlamaların sürmesini beklediğini belirtmişti. Haziran’daki mutabakat zaptının ardından 2 Temmuz’da 69 dolara kadar düşen Brent petrol, tanker saldırılarının yeniden başlamasıyla 23 Temmuz’da 105 dolara çıkmıştı.

Bu dalgalanmalar, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerin enflasyon ve cari denge görünümünü de etkiliyor. Orta Vadeli Program’da 2026 enflasyon tahmininin yükseltilmesinin gerekçelerinden biri olarak bölgedeki savaş gösterildi.

Gözler diplomaside

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke savunma anlaşmasını olumlu karşıladığını açıklamıştı. Husilerin Suudi Arabistan’daki havalimanlarına yönelik saldırıları ise bölgesel gerilimi daha da artırdı. Önümüzdeki günlerde Doha veya İslamabad’da yeni bir temas olup olmayacağı, krizin yönünü belirleyecek.

Arabuluculuk kanalları

Katar ve Pakistan, tarafları yeniden müzakere masasına getirmeye çalışan arabulucular olarak anılıyor. Haziran’daki mutabakat zaptının ayrıntıları kamuoyuyla tam olarak paylaşılmadı; bu nedenle metne ilişkin aktarımlar temkinle okunmalı.

Anlaşmanın çökmesi, tarafların Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol ve güvenlik konusundaki görüş ayrılıklarını yeniden ortaya koydu. Arabulucuların önceliği, çatışmaların durdurulması ve görüşmelerin yeniden yapılandırılması olarak sıralanıyor.

Ne beklenebilir?

Diplomasi kanalının açık olması, tırmanmanın önlenmesi açısından önemli görülüyor. Ancak tarafların kamuoyuna dönük açıklamalarındaki sertlik, kısa vadede somut bir anlaşmanın zor olduğunu gösteriyor. Hürmüz’deki geçiş koşulları ve ablukaya ilişkin adımlar, görüşmelerin en kritik başlıkları olmayı sürdürüyor.

Taraflar arasındaki mesaj trafiğinin içeriği kamuoyuyla paylaşılmadığı için görüşmelerin gerçek durumu belirsizliğini koruyor.

Kapak fotoğrafı: Zairon / Wikimedia Commons (CC BY 4.0)

Paylaş
Sonraki makale yükleniyor…